marka tescil MUHTEŞEM KABASAKAL: “BİZİM AMACIMIZ; KAPTANI OLDUĞUMUZ GEMİYİ LİMANA SAĞ SALİM ULAŞTIRMAK” « Markalar Ve İnsanlar
Markalar Ve İnsanlar

MUHTEŞEM KABASAKAL: “BİZİM AMACIMIZ; KAPTANI OLDUĞUMUZ GEMİYİ LİMANA SAĞ SALİM ULAŞTIRMAK”

MUHTEŞEM […]

MUHTEŞEM KABASAKAL: “BİZİM AMACIMIZ; KAPTANI OLDUĞUMUZ GEMİYİ LİMANA SAĞ SALİM ULAŞTIRMAK”
23 Aralık 2017 - 11:46 'de eklendi.

MUHTEŞEM KABASAKAL: “BİZİM AMACIMIZ; KAPTANI OLDUĞUMUZ GEMİYİ LİMANA SAĞ SALİM ULAŞTIRMAK”

Sektörün Tanınan Markası Muhteşem Ajans Yönetim Kurulu Başkanı Muhteşem Kabasakal ile sektör, piyasa ve gündem üzerine keyifli ve dolu dolu bir sohbet gerçekleştirdik…

Sizi tüm Antalya tanıyor ama yine de öncelikle Kısaca Kendinizden Bahseder misiniz?

Öncelikle merhabalar. Herkese iyi çalışmalar diliyorum. İsmim Muhteşem Kabasakal. 1983 Ankara doğumluyum. Kastamonu’luyum. Üniversite eğitimi için gelmiş olduğum Antalya’da 14 yıldır ikamet etmekteyim. 11 yıldır da bildiğiniz üzere Muhteşem Ajans bünyesinde reklam ajanslığı faaliyeti yürütmekteyiz.

LEWO9868

Antalya’da pek çok yerde karşımıza Muhteşem Ajans çıkıyor. Bu nasıl oluyor ya da bu kadar tanınmayı nasıl başardınız?

Genç ve dinamik bir ekibimiz var. Küçük iş büyük iş ayırt etmeden, bize ihtiyaç duyabilecek tüm markalara ulaşmaya çalışıyoruz ve sadece kendimizi, işimizi anlatıyoruz, tercihi onlara bırakıyoruz. Süreçlerini takip ettiğimiz markaların da tüm reklam planlamalarının her aşaması ile bizzat ilgileni-yoruz. Hal böyleyken de her yerdeymişiz gibi duruyoruz. Ayrıca her gittiğimiz görüşmede etkin diyaloglar kuruyoruz, işi alamasak dahi insanların dostluklarını kazanıyoruz.

Antalya’da bilinen bir markanın yetkilisi olmak size işinizi yaparken nasıl bir avantaj sağlıyor?

İnsanlar her ne kadar fiyat, kalite vs. deseler de seviyorlar tanınan firmalarla çalışmayı aslında. Bu birçok sektörde de böyle. Tanındığınız zaman yeni bir görüşmeye bile 1-0 önde başlıyorsunuz. Pazarlık gücünüz farklı oluyor. Tanınan firmaya güven duyuluyor. Belki komik gelecek ama hata olduğunda bile daha anlayışlı karşılanıyorsunuz. Hamd olsun güzel bir duygu. Sektöre ilk başladığımız yıllarda en ufak bir iş dahi almak için saatlerce dil döktüğümüz anıları hatırladıkça tekrar şükrediyoruz bugünlerimize. Kısaca her yönden avantajlı ilişkiler sağlıyor. Biz başından beri bunu bilerek ve planlayarak bu süreçleri izledik. Her markaya da tüm toplantılarımızda aktarmaya çalışıyoruz bu aşamaları.

“Aslında sektörümüzde güçlü bir birliğe ihtiyaç var. Hep bir araya gelip gerekirse bir çatı altında birleşip işbirlikleri içerisinde olmamız gerçekten çok daha muazzam sonuçlar doğuracaktır.”

yessosyal-Recovered6

Sektörde öncü bir reklamcı olarak, sektörü ve piyasayı nasıl buluyorsunuz?

Ben gerçekten işimi severek yapıyorum. Sektörümüz de gerçekten güzel ve eğlenceli bir sektör. Ama bazen meslektaşlarımız iş kaygısı ile gereksiz rekabet süreçlerine girerek kendilerini de zor durumda bırakıyorlar. Temelinde öğrenmemiz gereken bir nokta var ki, hiçbir marka hiçbir hizmeti sadece ucuz olduğu için almaz. Özellikle hizmet sektöründe uzmanlık, referans, kalite çok önemlidir. Bazen bizde karşılaşıyoruz; şu firma şu fiyatı verdi diye ama biz duruşumuzdan ödün vermediğimiz için daha düşük fiyat almalarına rağmen çoğu müşterimiz yine de bizi tercih ediyor. Aslında sektörümüzde güçlü bir birliğe ihtiyaç var. Hep bir araya gelip gerekirse bir çatı altında birleşip işbirlikleri içerisinde olmamız gerçekten çok daha muazzam sonuçlar doğuracaktır. Sonuçta biz kendimizi geliştirdikçe sektör de gelişmiş oluyor ve kendimize daha çalışılabilir bir ortam hazırlamış oluyoruz. Sorunun ikinci kısmında ise birçok dostum ile anlaşamıyoruz. Herkesin şikâyeti aynı: “Piyasa kötü”. Ne ki bu piyasa? Kendi sektörümüz için konuşuyorum, biz işimizi kuralına, kaidesine göre muntazam yapsak, fizibilite çalışmalarımız tam olsa, verdiğimiz sözlerimize harfiyen uysak ve elimizden gelenin en iyisini ortaya koysak piyasanın bize ne tür bir etkisi olabilir ki? Ben genelde sonuç odaklı bir insanım. Sorun varsa, çözüm de vardır. Sorunu görüp gardımızı düşürmek yerine, çözümün peşinde koşmak zorundayız. Piyasa öyle de olur böyle de. Bizim amacımız; kaptanı olduğumuz gemiyi limana sağa salim ulaştırmak. Fırtına var diye güvertede dövünmenin kimseye faydası yok. Tabi ki diğer sektörler bazında da bakarsak sürekli sahada olduğum ve birçok markanın da danışmanlığını yaptığım için gördüğüm en büyük hata “Fizibilitesiz Yatırımlar”. Lütfen bir iş yaparken gerekirse 50 defa düşünün 1 defa adım atın. Görünen değil, araştırılan bilgiye ulaşın.

Bildiğim kadarıyla kamu yönetimi mezunusunuz; ama işinizde oldukça da iyisiniz. Bunun bir açıklaması var mı?

Benim hayalim kaymakam olmaktı aslında ; ama 3. Sınıfta yanlış hayal kurduğumu anladım ve iş dünyasını seçtim. Açıkçası size belki sıradışı gelecek ama ticarete atılacak gençlerin aslında kamu yönetimi okuması gerekiyor. Çünkü elde edilen gerek hukuki gerekse diğer bilgiler ticarette bazen hayat kurtarabiliyor.

Reklamcı kimliğinizin yanında STK’larda da etkinliğiniz göze çarpıyor. Vakit dengelemesini nasıl organize ediyorsunuz?

STK’lara ;sosyal sorumluluk bilincini ifade ettiği için elimden geldiği kadar vakit ayırmaya çalışıyorum. Hayatın sadece işten ibaret olmadığını herkes biliyor; ama iş dışında da bir gayret sarf etme fırsatımız olmuyor. İşte tam da bu noktada STK’lar vesilesi ile toplumun ya da hayatın kritik noktalarına yapılan müdahalelerin içerisinde olmak gerçekten bana huzur veriyor.

Biz sizi hep güleryüzünüzle biliyoruz. Peki iş yerinizde nasıl bir patronsunuz?

Hiçbir zaman patronluk talebim olmadı. Bu ibareyi de pek sevmem. Sonuçta bir aile gibiyiz. Herkesin kendi görevi ve sorumlulukları var. Herkes kendi üzerine düşenleri yaptığı takdirde sorunsuz aile ilişkileri süregeliyor. Bazen insani olarak aksaklıklarda elbette gerginlik ortamları oluşuyor. Biraz mükemmeliyetçi olmam arkadaşlar için bazen zor süreçler oluştursa da, amacımız bize güvenen markalar için elimizden gelenin en iyisini yapmak.

LEWO9934

Genellikle açıkhava reklamlarıyla ön plandasınız. Bunun özel bir sebebi var mıdır?

Önceki sorulardan birinde de ifade ettiğim gibi, deneyimlediğimiz reklam alanlarının en kısa sürede etki doğuranı ve en hızlı şekilde en fazla kişiye ulaşılabilen yöntemi açıkhava reklamları. Sonuçta şehirde yaşadığınız sürece siz isteseniz de istemeseniz de maruz kaldığınız bir reklam süreci. Bu yüzden de bu alanda uzmanlaştık.

“Benim ticarette birinci kuralım “kullanmadığın ürünü satamazsın” kuralıdır.”

Belki de Türkiye’de kendi reklamını en çok yapan reklam ajansısınız. Bunun özel bir sebebi var mı?

Benim ticarette birinci kuralım “kullanmadığın ürünü satamazsın” kuralıdır. Dolayısı ile sektöre adım attığımızda öncelikle etkilerini bizzat incelemek adına tüm reklam alanlarını kendi markamızın reklamını vererek denedik ki müşteriye etkin bilgiyi sunabilelim. Diğer yandan ise bizim işimiz marka oluşturmak ya da var olan markaları tanıtımını gerçekleştirmek. Henüz kendi tanıtımını gerçekleştirememiş bir reklam ajansı olarak müşterilerin karşısında çok da inandırıcı durmayacağımızı düşünerek yıllardır kendi tanıtımımıza ciddi bütçeler harcamaktayız.

Bir sohbetimizde “10 sene boyunca azimle çalışırsan, ne iş yapsan zaten başarırsın” demiştiniz. Sizce başarı çok çalışmak ve azimli olmak mı?

Hamd olsun Türk Milletinin isteyip, azmedip, sabredip başaramayacağı çok az şey var. Bunu hem kendimle hem de çevremde defalarca tecrübe edindim. Ama biz sabırsız bir milletiz. 3 maç kaybetti diye teknik direktör göndeririz, açtığımız iş yeri iş yapmıyor diye açtığımız ay kapatırız. Oysaki başarı uzun bir süreçtir. Bu süreçte doğru planlamayı sabırla azimle takip ettiğimiz takdirde başarıya ulaşmamamız için hiçbir sebep yoktur.

“Reklamı gereksiz gören şirket sahipleri unutmamalıdır ki, insanlar ihtiyaçlarını piyasadaki tanınır firmalardan karşılamaktadırlar.”

Buradan şirket sahiplerine ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

En büyük ricam ;fizibilite yapmadan ve yeterli bütçeye sahip olmadan yatırım yapmamaları. Sonraki süreçte de etkin ve planlı bir program izlemeleri. Tabi bir marka danışmanı olarak soruya cevap verecek olursam da, reklam bütçesini önemsiz gereksiz bir harcama görmekten vazgeçmeleri. Reklamı gereksiz gören şirket sahipleri unutmamalıdır ki, insanlar ihtiyaçlarını piyasadaki tanınır firmalardan karşılamaktadırlar.

Bir marka size geldiğinde ne gibi süreçlerden geçiyorsunuz?

Öncelikle doğru yeri seçtiği için markayı tebrik ediyoruz  Tabi şaka bir yana işe kurumsal bir planlama açısından yaklaşarak, başta markanın hedef kitlesini, satılan ürün ya da hizmetin özelliklerini, hedef kitleye ulaşma yöntemlerini ve kullanılacak bütçeyi planlıyoruz. Akabinde de planlamayı uygulamaya koyuyoruz.

Sizce geleceğin reklam kanalları nelerdir?

Tartışmasız açıkhava ve sosyal medya.

Peki siz kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Sektörü hem yerel bazda hem ulusal bazda takip ediyoruz. Şehir dışı seyahatlerde ulusal projeleri inceliyoruz. İşin olması gereken ile bizim uyguladığımız formatı arasında farklılıklar varsa onların üzerine giderek işin detayına iniyoruz. Açıkçası hiçbir zaman “biz biliyoruz” tavrına girmeyip sürekli araştırmaya devam ediyoruz.

Yeni yıl geliyor, nasıl bir 2018 temenni ediyorsunuz?

2018’in hoşgörü yılı olmasını diliyorum. Çok tahammülsüz olduk.. Bazen şaşırıyorum, bazen üzülüyorum. Biz bu değiliz gerçekten. Kapitalist sistemin dayatmış olduğu hayatı yaşamak adına insani değerlerimizden vazgeçer olduk. Ben hepimizin , 2018 de kendimizi gözden geçirip hoşgörüde, yardımlaşmada ve insani davranışlarda yarışan bir millet olmasını ümit ediyorum. Buradan Markalar ve İnsanlar Dergisi ekibine de bu güzel sohbet için teşekkürlerimi iletiyorum. Esen kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER